Indexed OCR Text

Pages 1921-1940

RISAM
TÜRKİYE DIYANET VAKFI
İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
Kışıklı caddesi 7 Üsküdar 81180 İstanbul / TÜRKİYE
Tel : (0 216) 341 07 92-95 Fax : (0 216) 334 95' 88 MODEM : (0 216) 343 31 09
İSAM İdare Meclisi'nin 04.08.1995 / 12-2 ve Mütevelli Heyeti'nin
15.08.1995 / 763-6 sayılı kararlarıyla basılmıştır.
Birinci Baskı: 1995, 3.000 adet

R
İSAM
TÜRKİYE DİYANET VAKFI
İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ YAYINLARI
Kaynak Eserler serisi : 2
MA‘RİFETÜ'L-KURR‘İ'L-KİBÂR
'ALE'T-TABAKĀTİ VE'L-A‘SÂR
Ebû Abdillah Muhammed b. Ahmed b. Osman ez-Zehebî
Cilt : 4
Neşre Hazırlayan
Dr. Tayyar ALTIKULAÇ
İSTANBUL / 1995
:

Yayın No: 186
ISBN 975-389-193-8 (Takım)
975-389-197-0 (Cilt)
95.06.Y.0005.186
TÜRKİYE DİYANET VAKFI
YAYIN MATBAACILIK VE TİCARET İŞLETMESİ'nin
Dizgi, Fotomekanik, Ofset ve Cilt Tesislerinde
hazırlanmıştır.
@ Bütün Yayın Hakları Türkiye Diyanet Vakfı'na aittir.
.
Meşrutiyet caddesi, Bayındır sokak 55 Kızılay 06650 Ankara / TÜRKİYE
Tel : (0 312) 418 59 49 417 09 04 425 27 75
Telex : 43 433 tdyk tr. Fax : 417 00 09

5. Matbu Beyrut nüshasıyla, onunla aynı kökten gelen Berlin ve
Köprülü nüshalarına göre Millet ve Paris nüshalarının getirdiği yeni
ibareler ve biyografiler iki kırık kavis < > arasında gösterilmiş, bu ibare
veya biyografilerin sadece Millet nüshasında mı, yoksa Millet ve Paris
nüshalarında birlikte mi bulunduğuna işaret cdilmiştir.
6. Biyografiler için kütüphane imkânlarımız nisbetinde kaynaklar
verilmeye çalışılmıştır. Ancak az da olsa bazı tercümeler, İbnü'l-Cezerî'nin
Gāyetü'n-nihâye adlı eseri de dahil olmak üzere başka kaynaklarda
bulunamamıştır.131
7. Biyografilerde geçen bazı nisbeler, kitaplar ve âlimler hakkında
dipnotlarında kısa bilgiler verilmiş, az da olsa bazı garip kelimeler
açıklanmaya çalışılmıştır.
8. Metinde geçen âyetlerin sûre ve numaraları belirtilmiş, hadislerin
kaynakları gösterilmiştir.
9. Kitabın sonuna, istifadeyi kolaylaştırmak maksadıyla çeşitli fihrist-
ler konmuştur.
131
Gerek beyrut baskısında, gerekse bu nüshaya paralel nüshalarda bulunmayan ve
ancak eserin genişletilmiş Millet nüshasında yer alan bazı biyografilerin, İbnü'l-
Cezerî'nin mezkür kitabında da bulunmaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir
husustur. Zira İbnü'l-Cezerî -daha önce de işaret edildiği gibi- mezkur eserinin
mukaddimesinde gerek Ebû Amr ed-Dâni'nin, gerekse Zehebî'nin tabakatu'l-kurra
ile ilgili kitaplarındaki biyografilerin hepsine bu kitabında yer verdiğini
belirtmektedir. Hatırımıza gelen ve doğru olması umulan ihtimallerden biri, bu
biyografiler Gayetü'n-nihâye'de bulunmakla birlikte isim zincirlerinin Zehebî ve
İbnü'l-Cezeri'nin eserlerinde farklı tesbit edilmiş olması sebebiyle alfabetiğine
göre yaptığımız aramalarda onları bulamamış olmamızdır.
- 46 -

sayfasında yer alan ve bizzat muellife ait olan
-ifadesi goster "سمع هذا الكتاب كله سوى تراجم بخطي جديدة من لفظي وتأليفي.
mektedir ki Zehebî bu ibarenin sonunda kaydettiği 725 (1325)
tarihinden önce de bu nüshadaki 1018 biyografinin dışında esere yeni
biyografiler eklemiş, bu tür ilâveleri daha sonraki yıllarda da devam
etmiştir. O yüzden müellifin 730 tarihli ferağ kaydını taşıyan ve daha
sonraki yıllara ait küçük çakptaki ilâveleriyle zeylini ihtiva eden bu
nüshanın asıl kabul edilmesi zarurî olmuştur ..
!
3. Metin tesbitinde nüshalar arasında farklılık: olduğu durumlarda
Millet nüshasının aynen tercihi ve diğer farkların dipnotlarda gösterilmesi
:
yerine tahkikimiz sonucuna göre doğru olan kelime veya ibare metne
alınmış, diğerlerine dipnotlarında işaret edilmiştir. Ancak Millet nüsha-
sında bulunan biyografi ve ibarelerde görülen hatalar, diğer nüshaların
yanında başka kaynakların da yardımıyla tashih edilmeye çalışılmış, bu
tür müdahalelerimize de dipnotlarda işaret edilmiştir. Herhangi bir
: kaynağın yardımı olmaksızın yaptığımız düzeltmeler de olmuş, bunlar da
belirtilmiştir. Az da olsa metne yaptığımız ilâveler olmuşsa bunlar köşeli
parantez [ ] içinde gösterilmiştir.
4. Nüshalar arasındaki farklı kelime veya ibarelerin herbiri doğru isc
ve bu farklılığın meydana getireceği bir sonuç yoksa bu gibi farklılıklara
dipnotlarında yer verilmemiş, Millet nüshasındaki kelime veya ibare esas
alınmıştır. Mesela Millet nüshasında metnin ~ diye zik-
redilmesine karsilk diger nushalarda أبو جعفر بن جرير الطبري diye yazilmis
ise bu farka işaret ederek dipnotlarını lüzumsuz yere şişirmek yoluna
gidilmemiş, Millet nüshasındaki metin csas alınmakla yetinilmiştir.
Asıl nüsha ile diğerleri arasında bazı isimlerin ve ibarclerin takdimi
ve tehiri gibi farklilıkların meydana gelmesi halinde de aynı şey yapılmış,
yani Millet nüshası tercih edilmiş, bu tür farklar da dipnotlarında
: zikredilmemiştir. Zira Millet nüshası ile diğer nüshalar (bilhassa Berlin,
Köprülü, matbu Beyrut nüshaları) arasında bu türden o kadar çok fark
mevcuttur ki, bunların dipnotlarında belirtilmesi durumunda kitabın
hacminin gereksiz yere bir kat daha artacağı düşünülmüştür.
:
- 45 -
-

5. Berlin Staatsbibliothek (nr. 3140) Nüshası:
Elimizde bu nüshadan alınmış mikrofilm ve bu mikrofilmden
çekilmiş bir fotoğraf nüsha mevcut olup çalışmamız sırasında bu nüsha
kullamimıştır.
Yukarıda zikredilen İstanbul Köprülü Kütüphanesi nüshası ile aynı
kökten geldiği muhakkak olan ve çalışmamız sırasında kendisine ( 3 )
rumuzuyla işaret edilen bu nüsha 126 varaktan ibarettir ve her sayfasında
27 satır bulunmaktadır. Escr 122'nci varakta sona crmekte, geriye kalan
varaklarında aynen bir önceki Köprülü nüshasında olduğu gibi Ahmed
b. Abdülkadir b. Ahmed b. Mcktüm cl-Kaysî'nin 20 biyografiden oluşan
zeyli yer almaktadır.
Nüshanın sonunda (zeyilden önce) şu ferağ kaydı bulunmaktadır:
((نجز بعون الله تعالى في ثالث عشر شوال سنة تسع وثلاثين وثمانمائة، أحسن الله عاقبتها،
وكتبه الفقير إلى الله تعالى أحمد بن علي بن أحمد الشهير بالبقلي المالكي، غفر الله له
ولوالديه ولمن نظر فيه، ولجميع المسلمين أجمعين، آمين».
Tahkik Sırasında Takip Edilen Metot:
Escrin tahkiki sırasında takip ettiğimiz metodu ve yaptığımız işleri şu
şekilde hulâsa etmemiz mümkündür:
1. Daha önceki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere çalışmamız
boyunca beş nüshadan faydalanılmıştır. Bunlar İstanbul Millet ( Î ),
Paris ( ~ ), Berlin ( 5 ), İstanbul Köprülü (J ) yazma nüshalarıyla
matbu Beyrut ( ? ) nüshasıdır. İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nde
bulunan ve genişletilmiş Paris nüshası ile paralellik arzeden nüsha ise
-daha önce işaret edildiği üzere- pek çok varakı kimyevî bir oluşum
sebebiyle yanmakta ve kararmakta olduğundan kullanılmamıştır.
2. Sözü edilen beş nüshadan İstanbul Millet Kütüphanesi nüshası asıl
kabul edilmiştir. Zira daha önce de belirtildiği üzere müellifin en son
ilâve ve düzenlemeleri bu nüshadadır ve zeyille birlikte 1241 biyografi
ihtiva etmektedir. 1018 biyografi ihtiva eden Paris nüshasının kapak
- 44 -

3. İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi (Merzifonlu, nr. 14-
18679) Nüshası:
Gerek biyografilerin tertibi, gerekse muhteva itibariyle bir önceki
'Paris nüshasının paraleli olan bu nüshanın da sağlam bir hattı olup 217
varak ihtiva etmekte, her sayfada 21 satır bulunmaktadır. Ancak Paris
nüshasının sonunda yer alan ve 7 biyografiden oluşan zeyil, bu nüshada
yoktur.
149-217. varaklar kimyevî bir oluşum sebebiyle yanmakta olup bu
varaklar arasındaki çoğu sayfalar güçlükle okunduğundan ve iyice
·kararıp kavrulmuş olmaları sebebiyle kırılıp dağılma tehlikesine maruz
bulunduğundan çalışmamız sırasında bu nüshanın kullanılması yoluna
gidilmemiştir
: Son sayfasının kenarındaki mukabele kaydından, müellif hattından
yazılmış bir nüshadan Receb 729'da (Mayıs 1329) istinsahının
tamamlandığı anlaşılan nüshanın ferağ kaydı şöyledir :.
وقع الفراغ من نسخة في شهر رجب الفرد سنة تسع وعشرين وسبعمائة
1000'in üzerinde biyografi ihtiva eden bu nüsha da göstermektedir
ki, matbu Kahire ve Beyrut nüshaları çok çok eksiktir.
4. İstanbul Köprülü Kütüphanesi (nr. 1116) Nüshası:
Matbu Kahire ve Beyrut nüsbalarıyla aynı kökten geldiği anlaşılan ve
tahkikimiz sırasında kendisine (d ) rumuzuyla işaret edilen nüsha 121
varaktan ibaret olup her sayfasında 29 satır bulunmaktadır. Eserin
:
kendisi 116'ncı varakta son bulmakta, daha sonra Ahmed b. Abdülkadir
b. Ahmed b. Mektum el-Kaysî'nin130 20 biyografiden oluşan zeyli yer
almaktadır.
Nüshanın zeyilden önceki ferağ kaydı şöyledir:
(( نجز بعون الله تعالى في يوم الخميس ثالث عشر شهر رمضان المعظم قدره من شهور سنة سبع
وثلاثين وثمانمائة ، وكتب محمد بن سعد، أصلح الله شأنه وصانه عما شابه)).
130; Biyografisi için bk. III, 596 (Tahkik metnimiz); ed-Dürerü'l-kamine, I, 174-176.
- 43 -

alınmış bulunan bu nüshanın her sayfasında 23 satır bulunmakta,
sonunda yer alan ve Zehebî'ye ait 7 biyografiden meydana gelen zeyli129
ile birlikte 1018 biyografi ihtiva etmektedir.
Nüshanın sonunda mukabele kaydı olup yazım işi 21 Şaban 724'te
(13 Ağustos 1324) bitirilmiştir. Bundan yaklaşık 10 ay sonra bizzat
müelliften dinlenerek tashih edilmiş ve bu çalışma da 9 Cemâziyelâhir
725'te (23 Mayıs 1325) tamamlanmıştır.
Nüshanın kapak sayfasında şu ibare bulunmaktadır:
(« وجد بخط المصنف رحمه الله ما حكايته: سمع هذا الكتاب كله سوى تراجم بخطي جديدة من
لغظي وتأليفي الشيخ الإمام المقرئ المجود الماهر شهاب الدين أبو العباس أحمد بن محمد بن
يحيى بن نحلة النابلسي ثم الدمشقي التاجر ، بلغه الله آماله وأصلح أعماله، وهو ممسك حال
السماع هذه النسخة التي كتبها بيده، وصح ذلك في عدة مجالس، تمت في تاسع جمادي الآخرة
سنة خمس وعشرين وسبعمائة ، والحمد لله ، وأجزت له ولأخيه على جميع ما حملته سماعا
وتلاوة وإجادة، وما قلته وألفته، وكتب محمد بن أحمد بن عثمان بن الذهبي، غفر الله له
ولوالديه ، وتاب عليه كل ما تاب إليه )) .
Nüshanın zeyilden önceki ferağ kaydı da şöyledir:
(( كتبه أحمد بن محمد بن يحيى بن أبي الحرم بن إبراهيم بن أبي المنى بن مسلم بن نحلة بن
سبط السلعوس 129 من اصل المصنف ويخطه ، وفرغه في الحادي والعشرين من شعبان سنة أربع
وعشرين وسبعمائة » .
Matbu Kahire nüshasında 721, Beyrut baskısında 734 biyografi
bulunmasına mukabil 1018 biyografi ihtiva etmesiyle ve Millet
nüshasında olduğu gibi tercümelerdeki ilâve bilgileriyle bu nüsha da
eseri yeniden tahkik etmemizin lüzumunu ortaya koyan hususlardan
biridir.
129
Bu zeyilde bulunan biyografiler, 5. sırasındaki Ömer b. Ali b. Ömer el-Hüseynî
el-Alevî'nin biyografisi (bk. ed-Dürerü'l-kâmine, III, 180) istisna edilecek olursa,
tahkikimizde asıl nüsha ve müellifin düzenlediği en son metin olarak itibar
ettiğimiz Millet nüshasında zeyilde değil, kitabın metninde yer almıştır. Müellif
hattından nakledilen bu zeyil, "Zeylü Tabakāti'l-kurrâ' başlığı ile ve lfīt Sûfân'ın
tahkikiyle neşredilmiştir (bk. Mecelletü Mecmaa'l-luğati'l-Arabiyye bi-Dımaşk,
XLIX, 652-657).
129
Kâtibin biyografisi için bk. III, 586 (Tahkik Metnimiz).
- 42 -

« هذا لفظه بحروفه ومن خطه رحمه الله تعالى، نقل ذلك سيدي والدي الامام العلامة الحافظ تقي
الدين أبو الفضل محمد بن محمد بن أبي الخير محمد بن فهد الهاشمي المكي ، ومن خطه أبقاه الله
تعالى نقلت ذلك ، والحمد لله وحده، وصلى الله على سيدنا محمد وآله وصحبه وسلم، وحسبنا
الله ونعم الوكيل » .
Daha sonra da nüshamızın kâtibinin şu ifadelerini görüyoruz:
(( قال كاتبه الفقير إلى الله تعالى السيد على المالكي: وهكذا في النسخة التي نقلنا منها،
وهي نسخة سقيمة جداً بخط المذكور أعلاه ، وهي لها من يوم كتبت إلى وقت الفراغ نحو من
ثلاثمائة سنة وسبع سنين ، ثم يليه الذيل بخط المذكور أيضاً، نفع الله بذلك، آمين)).
Nüshanın kâtibi Ali el-Mâlikî'nin açıklamasından anlaşıldığı üzere
eseri müellif hattı nüshadan meşhur âlim Takıyyüddin Ebü'l-Fazl b. Fehd
cl-Hâşimî cl-Mekkî126 istinsah etmiş, onun bu: nüshasından oğlu
: (muhtemelen ismi Ömer olan)127 bir nüsha yazmış, bu nüshadan da
kâtibi Ali el-Mâlikî bizim nüshamızı istinsah etmiştir.
Yine kâtibin beyanına göre Ömer b. Muhammedin bu "sakīm"
(bozuk) nüshasının yazılış tarihi ile bizim nüshamızın yazılışı arasında 307
yıl geçmiştir. 307'yi nüshamızın istinsahının bittiği yıl olan 1128'den
(1716) çıkardığımızda Ömer b. Muhammed'in, nüshasını 821 (1418)
yılında kendisi dokuz on yaşlarında iken yazdığı ortaya çıkmakta, bu
nüsha için kullanılan "sakīm nüsha" ifadesi ile hattatın yaşı birlikte
dikkate alındığında bunun mânası daha iyi anlaşılmaktadır. Bizim
nüshamızda bazı biyografilerde görülen beyaz bırakılmış yerlerin de,
1
sözü edilen sebep yüzünden aslı okunamadığı için böyle kaldığı hatıra
gelmektedir.128
2. Paris Bibliothèque Nationale (nr. 2084) Nüshası:
Elimizde bu nüshadan alınmış mikrofilm ve bu mikrofilmden
çekilmiş bir fotoğraf nüsha mevcut olup çalışmamız sırasında buna ( ** )
rumuzuyla işaret edilmiştir. 241 varak. olan ve sağlam bir hatla kaleme
126. Hayatı için bk. Zeylü Tezkireti'l-huffaz (Mukaddime), s. 2-5; el-Bedrü't-tâlie, II,
259-260.
.-
127
Hayatı için bk. el-Bedrü't-talie, I, 512-513; ed-Dav'u'l-lâmie, VI, 126-131; ayrıca
bk. Zeylü Tezkireti'l-huffâz (Mukaddime), s. 2.
.128 .. Misal olarak bk. 44 ve 51 numaralı biyografiler.
- 41 -

nüshasının paraleli olan ve tahkik çalışmamızda dikkate almadığımız
Beyazıt Devlet Kütüphanesi nüshasında) mevcut olup İbn Hacer el-
Askalânî bu biyografi ile ilgili olarak Zchebî'den nakilde
bulunmaktadır. 122
7. 1125 vc 1136 numaralarda mükerrer olarak yer alan Cemâlüddin
Ebû Bekir b. Ebü'l-İzz'in biyografisine eserinde yer veren İbn Hacer, bu
biyografinin sonunda "Bunu Zehebî'nin Tabakātü'l-kurrâ' adlı
kitabından, kendi hattından naklettim" demekte,123 bu biyografi de
yalnız. Millet nüshasında bulunmaktadır.
8. Dâvûdî, Ebü'l-Fcth Fercc b. Ömer cl-Vâsıtî'nin biyografisinin
sonunda "Bu zatı Zchebî ve İbnü'l-Cezerî Tabakātü'l-kurra' adlı
kitaplarında zikretmişlerdir"124 ifadesine yer vermiştir. Bu biyografi de
yalnız Millet nüshasında mevcuttur. 125
Görüldüğü üzere İbnü'l-Cezerî, İbn Hacer el-Askalânî ve Dâvûdî
gibi müclliflerin Zehebî'nin bu eserinden yaptığı pek çok nakil, bu escrin
gerek matbu nüshalarında, gerekse bu nüshaların neşrinde itimat edilen
yazma nüshalara paralel diğer yazma nüshalarda bulunmamaktadır.
Bunlardan bir kısmı matbu nüshaların muhakkiklerinin görmediği Paris
ve Beyazıt Devlet kütüphaneleri nüshalarında mevcut ise de mühim bir
kısmı sadece tahkikimizde asıl nüsha kabul ettiğimiz İstanbul Millet
Kütüphanesi nüshasında yer almaktadır ve bu örnekler nüshamızın
Zehebî'ye nisbetini isbata yetecek niteliktedir.
Nüshanın hangi yolla geldiği konusu da elbette önemlidir. Escrin
sonunda (zcyilden önce) müellifin ferağ kaydından sonra şu ibare yer
almaktadır:
122
a.e., III, 104.
123
a.e., I, 449.
124
Tabakātü'l-müfessirîn, 11, 25.
125
bk. Biyografi no: 472.
- 40 -

çok yaşadığını" zikretmiştir.116 Onun Zehebî'den naklettiği bu ibare,
Millet nüshasının ibaresinin aynıdır117 ve bu biyografi diğer nüshaların
;hiçbirinde mevcut değildir.
4. İbn Hacer, Ebû İshak İbrahim b. Abdullah'ın biyografisinde
'Zehebî'nin onu tabakaların sonunda es-Sâiğ'ın talebeleri arasında
zikrettiğini: söylemiştir.118
Diğer nüshalarda bulunmayan bu biyografi, İbn Hacer'in dediği gibi
sadece Millet nüshasının sonunda mücllife ait zeyilde yer almaktadır.119
:
.
5. Elinizdeki bu kitapta 1183 numarada yer alan Muhammed b.
Muhammed b. Numcyr b. cs-Serrac'in biyografisi sadece Millet
nüshasında mevcut olup İbnü'l-Cezerî bu biyografiye atıfla ondan
nakilde bulunmakta,120 aynı biyografi ile ilgili olarak İbn Hacer de şöyle
demektedir:
"Zehebî diyor ki: Bu zatın biyografisini bana Ebû Bekir Aydoğdu
yazdı. Onun belirttiğine göre bu zat dindar ve salih bir kişi olup
insanlarla fazla düşüp kalkmamakta ve etrafında: kendisinden yazı
öğrenen kalabalık bir talebe grubu bulunmaktadır."121
İbn Hacer'in naklettiği bu bilgi, Zchebî'nin Millet nüshasında
kaydettiklerinin küçük farkla aynıdır ve biraz önce de söylediğimiz gibi
diğer: nüshaların hiçbirinde yoktur. İbn Hacer yine bu biyografi
sahibinin doğum tarihini tesbit ederken "670'li yıllarda doğdu" dedikten
sonra "Zehebî'nin hattına göre: yetmiş" ibaresini ilâve etmekte, böylece
nüshamızın esası olan ve müellif hattıyla yazılmış bulunan nüshayı
gördüğü anlaşılmaktadır.
6. 1196 numarada yer alan Ebü'l-Hasan Ali b. Muhammed ed-
Dîvânî'nin biyografisi sadece Millet ve Paris nüshalarında (kezâ Paris
116
:Gâyetü'n-nihâye, II, 171.
117 . bk. Biyografi no: 915.
118 .. ed-Dürerü'l-kâmine, I, 30.
119 .. . bk. Biyografi no: 1221.
120 : Gayetü'n-nihaye, II, 256.
121 .
ed-Dürerü'l-kâmine, V, 233.
- 39 -

bazı değişiklikler ve "küçük çapta" ilâveler yapmış olacağını kabul
ediyorlarsa da, gerek İstanbul Millet, gerekse İstanbul Beyazıt Devlet ve
Paris nüshalarıyla gelen yenilikler ve ilâveler öyle "küçük çapta" şeyler
değildir. Bu itibarla bilhassa Millet nüshası üzerinde bu açıdan
durmamızda zaruret vadır. Zira bu nüshada matbu nüshalara ve onların
paralelindeki Berlin ve İstanbul Köprülü nüshalarına göre 500'e yakın
ilâve biyografi olduğu gibi daha önceki biyografilere de yeni bilgiler
eklenmiş, takdim ve tehir gibi bazı tasarruflarda bulunulmuştur. Nitekim
bizzat müellif kitabın sonunda bunu açıkça ifade etmektedir.111
Sözü edilen ilâve ve tasarrufların bizzat müellif tarafından yapıldığını
gösteren pek çok delil mevcut olup bunlardan bazıları aşağıda
zikredilmiştir:
1. İbnü'l-Cezerî, Ebû Nasr Feth b. Muhammed el-İşbîlî'nin
biyografisinin sonunda bu biyografinin Zehebî'nin eserinde mükerrer
olarak yer aldığını söylemektedir.112
İbnü'l-Cezerî'nin tekerrüründen söz ettiği bu biyografi bütün
nüshalarda yer almasına rağmen yalnız Millet nüshasında tekerrür
etmektedir. 113
2. Yine İbnü'l-Cezerî, Ebü'l-Hasen Ali b. Ahmed el-Belensî'nin
biyografisinin sonunda bu biyografinin Zehebî'nin kitabında aynı
tabaka içinde tekerrür ettiğini zikretmekte olup114 onun bu tesbiti yalnız
Millet nüshası için geçerlidir.115 Zira bu biyografi diğer nüshaların
hiçbirinde yoktur.
3. İbnü'l-Cezerî, Ebû Abdullah Muhammed b. Abdüsselâm'ın
biyografisinde Zehebî'den nakilde bulunarak bu zatın "seksen yıldan
111
bk. III, 1515 (Tahkik metnimiz).
112
Gāyetü'n-nihâye, II, 7.
113
bk. Biyografi no: 741, 814.
114
Gāyetü'n-nihâye, I, 520.
115
bk. Biyografi no: 974, 1024.
- 38 -

Yazma Nüshaları:
Çalışmalarımız sırasında eserin beş yazma nüshasını görme ve
inceleme imkânımız olmuştur. Aşağıda tanıtmaya çalışacağımız bu
· nüshalar İstanbul Millet, Paris, İstanbul Beyazıt Devlet, Berlin ve İstanbul
Köprülü kütüphanelerindendir. Matbu Beyrut nüshasını da satır satır
incelediğimizi ve dipnotlarımızda bu nüshaya (r ) rumuzuyla işaret
ettiğimizi dikkate alırsak, bu nüshanın neşrinde itimat edilen Rabat ve
Kahire nüshalarına da bu yolla ulaştığımızı ve onların da çalışmalarımıza
yansıdığını söylememiz doğru olacaktır.
Bu kısa açıklamadan sonra çalışmalarımızda dayandığımız yazma
nüshaların tanıtımına geçmemiz mümkündür.
1. İstanbul Millet Kütüphanesi (Ali Emîrî, nr. 2500) Nüshası:
Tahkikimiz sırasında bu nüshayı asıl kabul cttik ve ( 1 ) rumuzuyla
:zikrettik. Birinci varakı eksik olan bu nüsha 292 varak olup her
·sayfasında 25 satır vardır ve bizzat müellifin 11 biyografiden oluşan
zeyliyle birlikte 1228 biyografi ihtiva etmektedir. Ayrıca müellifin
zeylinin ardından Afffüddin Abdullah b. Muhammed cl-Matarî'nin110 13
biyografiden meydana gelen fevaidi yer almakta ve böylece cserdeki
biyografi sayısı 1241'i bulmaktadır (Matbu Kahire nüshasında 721,
matbu Beyrut nüshasında 734 biyografi bulunduğu bu vesile ilc
hatırlanmalıdır).
Bu nüshanın müellife nisbeti, çalışmamızın önemli bir noktasını teşkil
etmektedir. Zira Beyrut baskısının muhterem muhakkikleri kitaba
yazdıkları mukaddimede Rabat nüshasının sonunda müellif hattıyla yazılı
'semâ kaydına yer vererek bu nüshayı niçin asıl kabul ettiklerini
açıklamak istemişlerdir. Üzerinde müellif hattıyla semâ kaydı bulunan bir
nüshaya itimat edilerek yapılan bir neşirden sonra bu nüshaya göre
büyük farklılıklar arzeden nüshaların muellife nisbeti gerçekten
önemlidir. Gerçi onlar müellifin daha sonra cserini, gözeden geçirerek
'110' : Bu zatın biyografisi için bk. ed-Dürerü'l-kâmine, II, 284-285.
- 37 -

Abdülkadir b. Ahmed b. Mcktüm'un108 20 biyografiden oluşan zeyli de
yer almaktadır.
Eserin ikinci neşri Beşşâr Avvad Ma'rûl, Şuayb el-Amaût ve Salih
Mebdî Abbâs'ın tahkikleriyle gerçekleştirilmiştir (Beyrut 1404/1984). Bu
muhterem muhakkikler çalışmalarında Rabat'ta cl-Hizânctü'l-âmme'de
119 numarada kayıtlı bulunan ve bizim climizde mikrofilmi veya
fotoğrafı mevcut olmayan nüshayı csas almışlardır. Ayrıca Dârü'l-
kütübi'l-Mısriyye nüshasından söz etmişlerse de bu nüshanın ne
kütüphane numarasını zikretmişler, ne de bu nüshayı tanıtıcı herhangi bir
açıklama yapmışlardır.109
Tahkik sırasında matbu Kahire nüshasının hatalarına sürekli işaret
cdilmiş, kanaatimizce bu da eserin hacmini gereksiz yere artırmıştır. Zira
ölü doğan bu baskı ile uğraşmak yerine onun kütüphane raflarından
indirilmesini tavsiye etmek daha doğrudur.
Kitabın bu neşrinde, çalışmamızda bizim asıl nüsha olarak
kullandığımız ve zeyillerle birlikte 1241 biyografinin yer aldığı İstanbul
Millet Kütüphanesi nüsbasıyla 1018 biyografinin yer aldığı Paris
nüshasını ve bunun paraleli olan İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi
nüshasını muhakkiklerin görmemeleri gerçekten bir talihsizlik olmuştur.
Eser bu haliyle 734 biyografi ve fihristleriyle birlikte 914 sayfayı
ihtiva etmekte olup iki cilt halinde basılmıştır (Beyrut 1404/1984).
Sonunda herhangi bir zeyil bulunmamaktadır. Çalışmalarımız sırasında
eserin bu baskısı bep göz önünde bulundurulmuş ve kendisine (r )
rumuzuyla işaret edilmiştir.
108
Bu zatın biyografisi için bk. III, 1530-1531 (Tahkik metnimiz).
109
Dr. Salahuddin el-Müneccid'in, eserin Kahire baskısının muhakkikini tenkit
ederken burada sözü edilen Darü'l-kütübi'l-Mısriyye nüshası ve bunun İstanbul
Köprülü nüshasıyla ilgisi konusundaki görüşleri için bk. Mecelletü Mecmaa'l-
luğati'l-Arabiyye bi-Dımaşk, XLIX, 134-135.
- 36 -

duygusundan uzak olarak yapılmış bir çalışmanın ürünüdür. Muhakkik
kitabın kapak sayfasında onu tahkik ettiğini, fihris hazırladığını, isimleri
harekelediğini ve birtakım ta'likler yaptığını belirtmek üzere
حققه وفهرس له وضبط أعلامه وعلق عليه
ibaresine yer vermiş ise de kitabın
sayfalarını karıştırdığınızda onda tahkikten, harekelenmiş isimlerden ve de
ta'likten bir iz bulmanız mümkün değildir. Keza pek çok hatalarla dolu
olan bu baskıda Dârü'l-kütübi'l-Mısriyye ve Berlin nüshalarına, ayrıca
İstanbul nüshalarından bir parçaya itimat edildiği, bu nüshaların sırasıyla
( *. y. y ) rumuzlarıyla zikredildiği söylenmiş ise'de kitabın başından
sonuna kadar bu nüshalara ve rumuzlarına işaret edildiğine dair bir
beyana rastlamanız imkânı yoktur. Metnin tesbiti ile ilgili olarak
herhangi bir düzeltmeye veya herhangi bir hataya işaret edildiği de
görülmemektedir. Âyetler kitabın metniyle karışmiş, âyetlerin sûre ve
:
--
numaraları belirtilmediği gibi hadisler de tahirîc edilmemiştir:
Kitabın başına konan iki fotoğraf sayfadan anlaşıldığına göre, itimad
edildiği söylenen Berlin nüshasının, tam olan ve Berlin'de
Staatsbibliothek'te 3140 numarada kayıtlı bulunan nüsha olmadığı, aynı
kütüphanede 9943 numarada kayıtlı bulunan çok eksik (kitaptan küçük
bir: parça) nüsha olduğu anlaşılmaktadır ki elimizde mikrofilmi bulunan
bu nüshada sadece otuz sekiz biyografi mevcuttur ve çalışmamız sırasında
kullanmak gereği duyulmamıştır. Zira diğerleri gibi Osman b. Affân'la
başlayan bu nüshada sonuncu ve 38'inci biyografi, sözünü ettiğimiz
matbu nüshada 101'inci sırada yer almaktadır. Yani aralarda da pek çok
eksikler olup bu metin için nüsha demek bile doğru değildir. Durum bu
iken muhakkikin çalışması sırasında Berlin nüshasına itimat ettiğini
söylemesini ilmî ciddiyetle bağdaştırmak mümkün değildir.
Muhakkikin İstanbul nüshasından bir parça diye sözünü ettiği
nüshanın hangi nüsha olduğu da belli değildir. Zira aşağıda açıklanacağı
üzere İstanbul'da bu eserin üç aynı nüshası mevcuttur.
721 biyografiyi ihtiva eden ve iki cilt halinde, fihrisleriyle birlikte
698 sayfa hacminde bulunan bu Kahire baskısının sonunda Ahmed b.
- 35 -

Ebû Amr Osman b. Saîd ed-Dânî'nin (ö. 444/1052) aynı adla anılan
eseri için de söyleyeceğimiz farklı bir şey yoktur. Bu eser de ne yazık ki
bize ulaşmamıştır. Tesellimiz, Zehebî'nin zaman zaman ondan nakiller
yapması, İbnü'l-Cezerî'nin de biraz sonra belirtileceği üzere ondaki
bütün biyografileri Gâyetü'n-nihâye adlı cserine almasıdır.
Ebû Bekir Ahmed b. el-Fadl el-Bâtırkānî (ö. 460/1067) ve Ebû
Ma'şer Abdülkerîm b. Abdüssamed et-Taberî'nin (ö. 478/1085)
Tabakātü'l-kurrâ' adlı eserleriyle105 Ebü'l-Alâ Hasan b. Ahmed el-Attâr
el-Hemedânî'nin (ö. 569/1173) bazı kaynaklarda adı Tabaķātü'l-kurrâ"
diye zikredilen el-İntişâr fî marifeti kurrâ'i'l-müdüni ve'l-emşâr adlı eseri
de herhalde tarihin derinliklerinden günümüze ulaşamayan çalışmalar
arasındadır.106
Ancak hemen belirtilmelidir ki Zchebî'nin bu eseri, bu sahada telif :
edilen ve bize ulaşan iki kaynaktan biri, aynı zamanda ikincisinin de
temelidir. Bilindiği gibi bu iki kaynaktan ikincisi İbnü'l-Cezerî'nin biraz
önce zikredilen eseridir. İbnü'l-Cezerî bu eserinin mukaddimesinde "Bu
kitapta Ebû Amr ed-Dânî ile Ebû Abdullah ez-Zehebî'nin kitaplarındaki
her şeyi bir araya getirdim ... " diyerek Zehebî'nin bu eserinin kendi
alanındaki önemli yerine işaret etmiştir107.
Matbu Nüshaları:
Daha önceki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı gibi elinizdeki bu
eser bugüne kadar iki defa neşrcdilmiştir.
Bunlardan ilki Muhammed Seyyid Câdü'l-Hakk'ın tahkiki ile
1969'da Kahire'de gerçekleştirilmiştir. Aslında bu baskı için tahkik
kelimesini kullanmak doğru değildir. Zira çok dikkatsizce ve mesuliyet
105
bk. II, 809, 828 (Tahkik metnimiz).
106
İbnü'l-Cezerî bunlardan Hemedânî'nin kitabı ile ilgili olarak şöyle demektedir:
"Uzun zamandan beri onu görmenin, hiç değilse ondan bir parçayı elde etmenin
özlemini duyuyorum. Ancak ne yazık ki bir varakını bile bulamadığım gibi onu
gördüğünü söyleyene de rastlamadım. Anlaşılan o ki, bu eser Cengizhan'ın
istilâsı sırasında yok olan şeyler arasındadır (Gayetü'n-nihâye, I, 204).
107
Gâyetü'n-nihâye, I, 3.
- 34 -

Burada İbn Hacer el-Askalânî'nin bir sözü üzerinde de bu vesile ile
durmak gerekmektedir. İbn Hacer Zehebî'nin eserlerinden söz ederken
şöyle demektedir: "Tarîhu'l-İslâm adlı eserinden ayrıca pek çok muhtasar
cserler meydana getirmiştir ... ve Tabakātü'l-kurrâ' bu eserlerdendir".102
İbn Hacer'in bu ifadesinden, Zehebî'nin bazı eserleri meyanında bu
kitabının da sözü edilen eserinden çıkarılmış bir muhtasar olduğu sonucu
çıkmaktadır. Bu görüş, bilhassa clinizde bulunan bu escr için geçerli
değildir. Zira özellikle bu neşrin dayandığı Millet nüshasına, hatta Paris
ve Beyazıt nüshalarına müellifin sonradan cklediği biyografiler de
dikkate alındığında ondaki pek çok biyografinin Târîhu'l-İslâm'da
bulunmadığı, aynı şekilde biyografilerde mevcut pek çok bilginin yinc
onda yer almadığı, dolayısıyla bu cser için, Târîhu'l-İslâm'ın muhtasarla-
rından biri demenin imkânsız olduğu görülecektir.103
:
Emsali Eserler Arasındaki Yeri:
Marifetü'l-kurrâ' 'nın kendi alanında ve emsali cserler arasında
önemli bir yeri olduğunda şüphe yoktur. Aslında müstakil olarak
kurrânın biyografilerinin ele alındığı eserler erken dönemlerden itibaren
telif edilmeye başlanmıştır. Ebû Bekir Ahmed b. el-Hüseyn b. Mihran cl-
İsfahânî'nin (ö. 381/991) Tabakātü'l-kurrâ' adlı cseri bunlardan
biridir.104 Ancak bu eser hakkında elimizde bilgi bulunmamaktadır.
102
ed-Dürerü'l-kâmine, III, 337.
103
Bu konuda matbu Beyrut nüshasının muhakkikleriyle Dr.Beşşar Avvad Ma'rûfun
görüşleri için bk. Marifetü'l-kurrâ' (Beyrut 1404/1984), I, 13; Siyeru adami'n-
nübelâ? (Mukaddime), I, 135-137.
-
104
bk. Gayetü'n-nihaye, I, 49. Dr.Salahuddin el-Müneccid "Herhalde tabakatu'l-kurrâ
konusunda ilk eser veren Ebû Amr ed-Dânî'dir (ö. 444/1052). Sonra büyük tarihçi
Zchebî (ö. 748/1347) Târîhu'l-İslâm'ından çıkardığı Mayifetü'l-kurrâi'l-kibar
ale't-tabakāti ve'l-avar adlı eserini yazmıştır. Ancak bu konuda asıl telif,
Dımaşk'ta Daru'l-Kur'ân el-Cezeriyye'nin salıibi Şeyhü'l-mukriîn Muhammed b.
Muhammed el-Cezerî (ö. 833/1429) ile nokialanmıştır. : İbnü'l-Cezerî bu konuda
iki cser yazmıştır. Bunlardan biri büyük olup Nihayetü'd dirâyat fi esmat ricali'l-
kırâ'ât adını taşımaktadır. Diğeri ise küçüktür ve adı Gayetü'n-nihâye fi tabakāti'l-
kurrâ'dır" derken, gerek İbn Mihran'ın bu kitabından, gerekse biraz sonra
zikredilecek olan Ebü'l-Alâ el-Hemedânî'nin el-İntişâr ... adlı eserinden haberdar
olmadığını ortaya koymaktadır (bk. Mecellelü Mecmaa'l-luğati'l-Arabiyye bi-
Dımaşk, XLIX, 133.
- 33 -

asıl konusu ile ilgili olmayan hadislere yer vermesi bu ihlali gösteren
hususlardan biridir,99
Eserin hemen bütün nüshalarında bazı biyografilerin tekerrür ettiği
görülmektedir. Zühûl cseri olduğu anlaşılan bu biyografilerle
mükerrerleri arasında bilgi ve hacim farklılığı da görülmekte, ayrı ayrı
zamanlarda' kaleme alınıp farkedilmeden ayrı tercümelermiş gibi csere
dercedildikleri hatıra gelmektedir. Bu neşrimizde esas aldığımız İstanbul
Millet Kütüphanesi nüshasında tesbit ettiğimiz mükerrer biyografiler
şunlardır:
1. Ebü's-Scmmâk cl-Adevî (Biyografi no: 52, 70, 100).
2. Muhammed b. Ömer el-Kasabî (Biyografi no: 122, 157).
3. Ebû Bekir Muhammed b. Abdurrahman el-Bağdâdî (Biyografi
no: 222, 250).
4. Ebû Nasr Feth b. Muhammed b. Feth el-Ensârî el-İşbîlî
(Biyografi no: 741, 814).100
5. Ebû Bekir Muhammed b. Hâlid b. Bahtiyar er-Rezzaz (Biyografi
no: 777, 793).
6. Ebü'l-Hasan Ali b. Yusuf b. cş-Şerîk (Biyografi no: 913, 1013).
7. Ebû Bekir Muhammed b. Ali b. Mûsâ b. cl-Gazzal el-Ensârî eş-
Şcrîşî (Biyografi no: 965, 999).
8. Ebü'l-Hasen Ali b. Ahmed b. Abdullah b. Hîre el-Belensî
(Biyografi no: 974, 1024).101
9. Ebû Bekir b. Ebü'l-İzz b. Nâsır cl-Mısrî (Biyografi no: 1125,
1136).
99
Misal olarak bk. 34, 36, 37, 63, 114, 129, 138 nolu biyografiler.
100
İbnü'l-Cezerî de matbu Beyrut, Köprülü ve Berlin nüshalarında bulunmayan bu
biyografinin, Zehebi'ye atıfta bulunarak tekerrüründen söz etmekte (Gayetü'n-
nihâye, II, 7), tekerrür ise sadece Millet nüshasında görülmektedir. Ileride de
işaret edileceği gibi İbnü'l-Cezerî'nin bu beyanı, onun Millet nüshası ile aynı
köke dayalı, paralel bir nüshayı gördüğünü ortaya koymaktadır. Hatta onun
gördüğü bu nüshanın, müellif hattıyla yazılmış olduğu anlaşılmaktadır (bk. a.e.,
I, 375).
101
Matbu Beyrut, Köprülü ve Berlin nüshalarında bulunmayan, Millet ve Paris
nüshlarında yer alan bu biyografi sadece Millet nüshasında mükerrer olarak
bulunmakta ve İbnü'l-Cezerî de buna işaret etmektedir (bk. a.e., I, 520).
- 32 -

Kitapta göz önünde bulundurulan bir başka prensip de, biyografi-
lerine yer verilen kurrânın sadece hangi hocalardan okuduğunun belli
olması değil, talebe okuttuğunun da bilinmesidir. Yani kendisinden kıraat
ilminde istifade eden yoksa veya buna dair bir bilgi mevcut değilse bu
gibi zevatın biyografilerine bu eserde yer verilmemesi ön görülmüştür.
Nitekim Ebû Abdullah Muhammed b. Süfyân cl-Kayrevânî'nin biyogra-
fisinin sonunda vefat tarihi 415 olarak zikredildikten sonra aynı biyogra-
fi içinde o yıl Bağdat kurrâsından Hüseyin b. Abdülvâhid el-Hizâ'nın
vefat tarihi de kaydedilmiş, ardından Zehebî'nin "Bu; ve benzerleri benim
: kitabımın konusu değildir. Çünkü okuttuğu herhangi birini bilmiyoruz"
ifadesi yer almıştır. Ve belirtilen prensibe uygun olarak bu zatın
biyografisi ayrıca yazılmamıştır.96 Ancak bazan sebebine işaret ederek,
zaman zaman da herhangi bir açıklama yapmadan bu kuralın çiğnendiği
de olmuştur. Kendisinden Kur'an ve kıraat dersi alan herhangi bir
: talebesini bilmediği Ebû Hafs Ömer b. Yusuf b. el-Hizâ el-Kaysî'nin
· biyografisinin sonunda Zehebî şöyle demektedir: "İbnü'l-Hizâ'dan
okuyan herhangi birini bilmiyorum. Burada onun biyografisini, yaşı ve
üstün şahsiyetinden dolayı yazdım."97
Bu eserin telifinde Zehebî'nin dikkate aldığı bir başka husus da
biyografilerde kıraat ilmiyle ilgili olmayan : konulara ve bilgilere
girmemek, biyografileri kitabın esas konusu çerçevesinde tafsil etmeye
: çalışmaktır. O bu prensibini yedi biyografiden meydana gelen birinci
tabakanın sonunda şu sözleriyle ortaya koymuştur: "Bu yedi zat
hakkındaki her şeyi yazmaya kalksaydım elli cüzü bulurdu".98
Ancak müellifin bu prensibini, eseri üzerinde yaptığı son çalışmalar
ve 'ilâvelerle bazı biyografilerde ihlâl ettiği görülmektedir. Tahkikimize
esas olan Millet nüshasında, kendisine kadar ulaşan senedlerde isimleri
yer alan zevatın biyografilerini incelerken bu senedlerle gelen ve kitabın
96. bk. Biyografi no: 445.
97 : bk. Biyografi no: 637.
98 bk. I, 126 (Tahkik metnimiz).
- 31 -

Matbu Beyrut nüshası ve aynı paraleldeki Berlin ve Köprülü nüshası
ile Millet, Beyazıt ve Paris nüshaları arasındaki bu plan farkını tabii
karşılamak gerekir. Zira bizzat müellif bu neşrimize esas teşkil eden
Millet nüshasının sonunda "Bu nüshada ilâveler, takdim: ve tehirler
mevcuttur" diyerek bu ve benzeri değişikliklere açıklık getirmiş
bulunmaktadır.92 Müellif aynı ifadenin sonunda kitabının bu
genişletilmiş şeklini 730 (1330) yılında bitirdiğini söylemekte ise de,
onun bu eser üzerindeki çalışmaları -küçük notlar, vefat tarihlerinin
eklenmesi gibi ilâveler ölçüsünde de olsa- ölümünden yaklaşık bir yıl
öncesine kadar devam etmiştir. Ebû Abdullah b. es-Serrac'ın
biyografisinin sonunda yer alan vefat tarihi (Şaban 747) bunu
göstermekte,93 diğer nüshaların hiçbirisinde bulunmayan ve sadece
Millet nüshasında yer alan bu biyografiye atıfta bulunarak onun doğum
tarihini zikreden İbn Hacer'in ifadesinden de bu eserin müellif hattıyla
yazılmış nüshasını gördüğü anlaşılmaktadır.94
Yine eserine ad koyarken mücllifin hedeflediği bir diğer prensip de
onda kurrâ-i kibârın biyografilerine yer vermek, sanki küçüklerinden
söz etmemektir. Kitap incelendiğinde görüleceği üzere genelde bu
prensibe uyularak her tabakada vc toplumda önde gelen kurrâ
seçilmiştir. Ancak bazı mülâhazalarla bu prensibin yer yer ihlâl edildiği
görülmektedir. Meselâ Ebü'l-Abbâs Ahmed b. Zeydân bunlardan biri
olup Zehebî onun biyografisine niçin yer verdiğini şöyle açıklamaktadır:
"Bu kişi bilinmeyen biridir. Kendisinden rivayette bulunan ondan da
meçhuldür. Bunlardan gelecek haber, elbette doğruluktan çok uzaktır.
Ben burada onun biyografisini, boşluğu doldurmak için ve İbn
Mücahid'den sonra 90 yıl yaşadığı yolundaki iddiasını dikkate alarak
yazdım".95
92 bk. III, 1515 (Tahkik metnimiz).
93 Biyografi no: 1183.
94 bk. ed-Dürerü'l-kâmine, IV, 232.
95 bk. Biyografi no: 426.
- 30 -